![]() |
|
|
#1 |
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2009 Konuları: 44
Mesajlar: 317
Teşekkürleri: 81
49 mesajına 82 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 2
![]() |
Derdi Olan Söylesin
Yavuz Sultan Selim Han, Mısır'ı fethettiğinde bir süre orada kalır. İdareyi eline alıp kendi hâkimiyetini yerleştirmek için bu elzemdir. Bu sırada bir çadırda kalıyor. . Çadırı süpürüp temizleyen, yemeği yapan Mısırlı bir cariye vardır ki, Yavuz Selim Han sabah çıkınca, cariye geliyor, akşama kadar çadırı temizleyip yemekleri hazırlayıp gidiyor, akşam olunca da Yavuz Selim Han çadırına dönüyor. Cariye nasıl olduysa bir kaç defa Yavuz Sultan Selim Hanı görür ve Ona âşık olur. Lâkin ümitsiz bir aşk. Zira bir tarafta koskoca Cihan Padişahı Halife-i Rûy-i Zemin, diğer tarafta basit bir cariye... Fakat cariyenin aşkı dayanılmaz seviyeye ulaşıp da kalbine sığmaz hale gelince, ne yapacağını bilemez halde Halifeye açılmaya karar verir. Lâkin aradaki uçurum cariyeyi iyice çıkmaza sokar ve kararsız hale getirir. Bir yandan aşkının dayanılmaz baskısı, diğer yandan aradaki devâsâ farkın kendini engellemesi arasında bocalayan cariye Halifenin karşısına çıkma cesaretini kendinde bulamadığından, yazıyla ilân-ı aşk etmeye karar verir. Ve üç kelimelik bir not yazarak Halife hazretlerinin yatağına bırakır. Notta sadece üç kelime yazılıdır: "Derdi olan neylesin?" Akşam çadırına gelip de yatağının üzerinde küçük bir kağıt parçası bulan Yavuz Sultan Selim Han, kağıdı okuyunca bu notu yazanın, çadırını süpüren cariye olduğunu anlar. Ve kâğıdın arkasına cevabını yazar: "Derdi neyse söylesin." Kâğıdı aynı yere bırakır. Sabah olunca da çıkıp gider. Bir müddet sonra Cariye temizlik için çadıra geldiğinde ilk iş olarak kâğıdı arar. Kâğıdı bıraktığı yerde duruyor bulur. Kaparcasına kâğıdı alıp okuduğunda heyecanı bir kat daha artar. Halifenin cevabından cesaretlenen cariye, kâğıdı çevirip dünkü notunun altına şu cümleyi ekler: "Korkuyorsa neylesin?" Akşam olur. Halife çadıra döner. Kâğıdı okur ve cevabı yazar: "Hiç korkmasın söylesin." Sabah bu cevabı okuyan cariye artık kararını vermiştir: Aşkını bu akşam halifeye söyleyecek. Ne olacaksa olsun artık. Ve o gün temizliği bitirdiği halde gitmeyip Halifeyi beklemeye başlar. Yavuz Sultan Selim Han akşam çadıra dönünce cariyeyi kendisini bekler bulur. Cariye, Halifeyi görünce hemen ayağa kalkıp temenna durur. Yavuz Selim Han "Buyurunuz, sizi dinliyorum" deyince, cariye bütün cesaretini toplamaya çalışırken, titreyen ellerini gizlemek için elleriyle dirseklerini tutarak kollarını kavuşturur. Heyecandan yüzü kıpkırmızı olmuştur. Kalbi yerinden fırlarcasına atarken, titrek ve mahcup bir sesle: "Efendim..." der. "Cariyeniz..." ve cümlesini tamamlayamadan "Allah!" diye feryad ederek yığılıp kalır. Kalbine sığmayan aşkını söyleyemeden ruhunu teslim eden cariyenin, bu tertemiz aşkı karşısında Koca Halife gözyaşlarını silerek etrafındakilere şöyle der: "Gerçek aşkı şu cariyeden öğrenin. Zira âşık, mâşukunun yolunda olur ve o yolda ölür." ![]() Hayat bu; zaman gelir bir anda son olur… Hayat bu; son dediğin an yeniden can bulur… |
|
|
|
#2 |
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Feb 2009 Konuları: 311
Mesajlar: 1.478
Teşekkürleri: 384
410 mesajına 634 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3
![]() |
Defalarca okuduğum bir hikaye...Emeğinize sağlık...Teşekkürler...
Şöyle bir hadis biliyorum...Konuyla alakalı olarak... Abdullah b.Abbas(r.a) rivayetle RESULULLAH(S.A.V)buyurdu''KİM AŞIK OLUR,AŞKINI GİZLER,İFFETİNİ MUHAFAZA EDER SONRADA ÖLÜRSE O KİŞİ ŞEHİTTİR...'' Lakin bu hadis-i şerifin sahihliği hakkında iki farklı kaynak var müsaadenizle paylaşayım... ![]() Tevhid, en ehemmiyetli ve en halavetli ve en yüksel bir vazife-i kudsiye ve bir fariza-i fıtriye ve bir ibadet-i imaniyedir. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
| Bu mesaj için Maznun kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | BeRRivel_BahR (03-16-2009), NİL (03-16-2009) |
|
|
#3 |
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Feb 2009 Konuları: 311
Mesajlar: 1.478
Teşekkürleri: 384
410 mesajına 634 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3
![]() |
Bir kaynak buldum(ama müellifini bulamadım)...İnşaALLAH sizede yardımcı olur...
Bazı zayıf kaynaklarda, bu şekilde, bazılarında da biraz farklı olarak: Her kim âşık olur ve askını gizler de iffet ve sabır gösterirse, Allah onu bağışlar ve Cennete koyar(Hadîsin bütün kaynakları için bk. Muhammed Abdülkâdir Atâ, el-Gummâ'ale-llümmâz üzerine tahkîk 216) şeklinde rivayet edilen ve hadis zannedilen bir söz vardır. Ancak bu hem rivâyet, hem de dirâyet (yani manası) yönünden sağlam görülmemiş ve Rasûlüllah'a yakıştırılamamıştır. Çünkü erkeğin bir kadına, ya da kadının bir erkeğe âşık olması mecaz anlamda bir aşktır ve bir bakıma marazî bir haldır. Zîrâ bu, kalbi Allah'tan boşaltıp, sevdiğine kaptırma, teslim etme ve ona kayıtsız şartsız boyun eğme (ta'abbüd) anlamını taşır. Hal böyle iken nasıl olur da Allah'ın hükmünü yüceltmek için savaşırken şehid olanlara denk olabilir! Kaldı ki, aşkın helâl olanı bulunduğu gibi, haram olanı da olur. Böyle olunca, Rasulüllah Efendimizin ayırım yapmadan, her âşık olup askını gizleyen ve iffetli olanı şehîd sayması nasıl düşünülebilir.(Ibn Kayyim, Zâdü1 meâd IV/2,76) Ayrıcâ Rasulüllahtan bize sahîh olarak ulaşan hiç bir hadîste aşk sözü geçmemektedir.Sahîh hadîs kitaplarının dışında kalan çok değişik kaynaklarda Süveyd b. Saîd'den rivâyet edilen bu sözü Ibnü'I-Cevzî uydurma hadîsler (mevzûât) arasında zikreder,(bk. Ebu1-Hasen el-Kinânî, Tenzûhu's-Seri'a N/364) Ibnü1-Kayyim de aslâ hadîs olamayacağını anlatır(Ibnü1-Kayyim agk.) Genellikle mevzûât kitaplarında bulunan bu söz için en iyimser olanlar, bunu en fazla zayıf hadîs derecesine çıkarabilmişlerdir.. Hattâ meşhur Muhaddis Yahyâ b. Ma'în, bunu rivâyet eden Süveyd için: Eğer atım ve okum olsaydı, gider onunla çarpışırdım bile demiştir. (Aclûnî, Kesfu'1-hafâ N/363) Sonra çeşitli hadîslerde dünya ve âhiret şehitleri sayılmış ve âşık, bunlardan birisi olarak zikredilmemiştir. SELAM VE DUA İLE... ![]() Tevhid, en ehemmiyetli ve en halavetli ve en yüksel bir vazife-i kudsiye ve bir fariza-i fıtriye ve bir ibadet-i imaniyedir. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
| Bu mesaj için Maznun kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | BeRRivel_BahR (03-16-2009), NİL (03-16-2009) |
|
|
#4 |
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Feb 2009 Konuları: 311
Mesajlar: 1.478
Teşekkürleri: 384
410 mesajına 634 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3
![]() |
Birde bunun aksi bir kaynak var...Müsaadenizle onuda paylaşayım...
Hadis-i şerifte, (Aşık olup, aşkını gizleyip, iffetini muhafaza ederek ölen şehit olur) buyuruldu. [Hakim] Aşkın duyulması, şehitliğe mani değildir. Mühim olan iffeti korumaktır. Sevgi, insanın elinde olmayan bir duygudur. İffeti yani namusu korumak şartı ile birisine karşı sevgi duymakta mahzur yoktur. Hatta iffetini koruyarak sevgisini gizlemek çok sevaptır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Aşkını gizleyip, namusunu koruyarak sabreden, Cennete girer.) [İbni Asakir] Demek ki, dinimizde iffeti muhafaza etmek ve sevgisi sebebiyle günah işlememeye sabretmek, çok sevaptır. Çünkü genel olarak birisine sevgi duyan kimsenin, kendisini günah işlemekten alıkoyması zordur. Zor olan işleri başarmanın sevabı da büyük olur. SELAM VE DUA İLE... ![]() Tevhid, en ehemmiyetli ve en halavetli ve en yüksel bir vazife-i kudsiye ve bir fariza-i fıtriye ve bir ibadet-i imaniyedir. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
| Bu mesaj için Maznun kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz: |
|
|
#5 |
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Feb 2009 Konuları: 305
Mesajlar: 1.145
Teşekkürleri: 463
231 mesajına 376 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3
![]() |
Allah razı olsun...emeklerinize gönlünüze sağlık...
|
|
|
|
#6 |
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2009 Konuları: 44
Mesajlar: 317
Teşekkürleri: 81
49 mesajına 82 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 2
![]() |
saolun okuduğunuz için...paylaşımlarınız için Allah razı olsun Maznun kardeşim.
![]() Hayat bu; zaman gelir bir anda son olur… Hayat bu; son dediğin an yeniden can bulur… |
|
| Bu mesaj için gönül_yolcusu kullanıcısına teşekkür edenler: | mztas (04-06-2010) |
|
|
#7 | |||||||||||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Feb 2009 Konuları: 311
Mesajlar: 1.478
Teşekkürleri: 384
410 mesajına 634 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3
![]() |
![]() Tevhid, en ehemmiyetli ve en halavetli ve en yüksel bir vazife-i kudsiye ve bir fariza-i fıtriye ve bir ibadet-i imaniyedir. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|||||||||||||||||||||||
|
|
|
#8 |
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2009 Konuları: 20
Mesajlar: 213
Teşekkürleri: 27
42 mesajına 56 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 2
![]() |
Çok beğendiğim bir hikayedir..
Allah razı olsun..ayrıca hadisi şerif açıklamaları için sizdende Allah razı olsun Maznun.. ![]() vuslat
hudutları "keşke" ile başlayan "ama" ile biten bir uzak diyar artık... biz yalancı nazarlara kanıp gönüllerin tefsirinde hata ettik... unuttuk sabır imbiklerinde bekleyiş damıtmayı vefasızlığa yenik düştük... |
|
| Bu mesaj için hale_ kullanıcısına teşekkür edenler: | Maznun (04-03-2009) |
|
|
#9 |
|
Yönetici
Üyelik tarihi: Feb 2009 Konuları: 32
Mesajlar: 475
Teşekkürleri: 202
47 mesajına 52 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() |
belki defalarca okudum...yine de okumaktan bıkmadım...çok güzel bir hikaye..allah razı olsun..
![]() Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım |
|
|
|
#10 |
|
Yönetici
Üyelik tarihi: Feb 2009 Konuları: 3
Mesajlar: 1.225
Teşekkürleri: 0
19 mesajına 19 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() |
eski insanlar mana aleminde yaşarlarmış
şimdiki insanlar görsel alemde yaşıyorlar işte aramızdaki fark... |
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
|